Aşure Tarifi

1 2

4 5 6

 leylaileyemeksaatiasure tarifi leylaileyemeksaatiasure tarifi1 leylaileyemeksaatiasure tarifi2 leylaileyemeksaatiasure tarifi3 leylaileyemeksaatiasure tarifi6

 

 

 

Muharrem’in onuncu gününe Aşure Günü denir. Bugün, Cenâb-ı Hak on peygamberine on değişik ikram ve ihsanda bulunmuştur.

Muharrem’in onuncu gününe Aşure Günü , dokuzuncu günü ile onuncu günü arasındaki geceye de Aşure Gecesi denir. Muharrem ayı, Kur’ân-ı kerîmde kıymet verilen dört aydan biridir. Aşure Gecesi, bu ayın en kıymetli gecesidir.

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

“Aşure Günü zerre kadar sadaka veren kimseye, Allahü teâlâ Uhud dağı kadar sevap verir.” [Şir’a]

“Allahü teâlâ, Aşure Günü’nü üstün kılmıştır. Allahü teâlâ, gökleri, yeri, dağları, denizleri, yıldızları, Arş’ı ve melekleri, Âdem aleyhisselâmı Aşure Günü yarattı. İbrahim aleyhisselâmın dünyaya gelişi ve Nemrud’un ateşinden kurtuluşu Aşure Günü oldu. ibrahim aleyhisselâma, oğlunun yerine kesmek için, büyük koç bugün ihsan edildi.” [Taberanî]

Muharrem Ayı ve Aşure Günü

“Şehrullahi’l-Muharrem” olarak meşhur olan, yani “Allah’ın ayı Muharrem” olarak bilinen Muharrem ayı, İlahi bereket ve feyzin, Rabbani ihsan ve keremin coştuğu ve bollaştığı bir aydır.

Allah’ın ayı, günü ve yılı olmaz, ancak Allah’ın rahmetine ermenin önemli bir fırsatı olduğu için Peygamberimiz tarafından bu şekilde ifade edilmiştir.

Âşura Günü ise Muharrem’in 10. günüdür. Âşura Gününün Allah katında ayrı bir yeri vardır. Bugünde Cenâb-ı Hak on peygamberine on çeşit ikramda bulunmuş ve kudsiyetini arttırmıştır. Bu günlerde oruç tutmak çok faziletlidir.

Aşure Orucu

Peygamber (s.a.s.), “Aşure günü orucunun, önceki yılın günahlarına keffaret olacağını umarım” (Tirmizî, Savm, 47) buyurarak bu günde oruç tutulmasını tavsiye etmiştir. Ancak Yahudiler, Muharrem’in sadece 10. gününde oruç tuttuklarından, onlarınkine benzememesi için önüne veya sonuna bir gün ilavesiyle iki gün ve yahutta hem öncesine hem de sonrasına bir gün ilave edilerek üç gün oruç tutulması tavsiye edilmiştir.

Hicrî Senenin ilk ayı olan Muharrem ayının 10. günü Âşura Günüdür. Muharrem ayının diğer aylar arasında ayrı bir yeri olduğu gibi, Âşura Gününün de diğer günler içinde daha mübarek ve bereketli bir konumu bulunmaktadır.

Âşura Gününün Allah katında da çok seçkin bir yerinin olduğunu Fecr Sûresinin ikinci âyeti olan “On geceye yemin olsun” ifâdelerinin tefsirinden öğrenmekteyiz.

Bazı tefsirlerimizde bu on gecenin Muharrem’in Âşurasine kadar geçen gece olduğu beyan edilmektedir.(1)

Cenâb-ı Hak bu gecelere yemin ederek onların kudsiyet ve bereketini bildirmektedir.

Bugüne “Âşura” denmesinin sebebi, Muharrem ayının onuncu gününe denk geldiği içindir. Hadis kitaplarında geçtiğine göre ise, bu güne bu ismin verilmesinin hikmeti, o günde Cenâb-ı Hak on peygamberine on değişik ikram ve ihsan ettiği içindir. Bu ikramlar şöyle belirtilmektedir:

1. Allah, Hz. Musa’ya (a.s.) Âşura Gününde bir mucize ihsan etmiş, denizi yararak Firavun ile ordusunu sulara gömmüştür.

2. Hz. Nuh (a.s.) gemisini Cûdi Dağının üzerine Âşura Gününde demirlemiştir.

3. Hz. Yunus (a.s.) balığın karnından Âşura Günü kurtulmuştur.

4. Hz. Âdem’in (a.s.) tevbesi Âşura Günü kabul edilmiştir.

5. Hz. Yusuf kardeşlerinin atmış olduğu kuyudan Âşura Günü çıkarılmıştır.

6. Hz. İsa (a-s.) o gün dünyaya gelmiş ve o gün semâya yükseltilmiştir.

7. Hz. Davud’un (a.s.) tevbesi o gün kabul edilmiştir.

8. Hz. İbrahim’in (a.s.) oğlu Hz. İsmail o gün doğmuştur.

9. Hz. Yakub’un (a.s.), oğlu Hz.Yusuf’un hasretinden dolayı kapanan gözleri o gün görmeye başlamıştır.

10. Hz. Eyyûb (a.s.) hastalığından o gün şifaya kavuşmuştur.(2)

Hz. Âişe’nın belirttiğine göre, Kabe’nin örtüsü daha önceleri Âşura gününde değiştirilirdi.

İşte böylesine mânalı ve kudsî hâdiselerin yıldönümü olan bu mübarek gün ve gece, Saadet Asrından beri Müslümanlarca hep kutlana gelmiştir. Bugünlerde ibadet için daha çok zaman ayırmışlar, başka günlere nisbetle daha fazla hayır hasenatta bulunmuşlardır. Çünkü, Cenab-ı Hakkın bugünlerde yapılan ibadetleri, edilen tevbeleri kabul edeceğine dair hadisler mevcuttur.

Âşura Gününde ilk akla gelen ibadet ise, oruç tutmaktır. Muharrem ayı ve Âşura Günü, Ehl-i Kitap olan Hıristiyan ve Yahudiler tarafından da mukaddes sayılırdı. Nitekim, Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam Medine’ye hicret buyurduktan sonra orada yaşayan Yahudilerin oruçlu olduklarını öğrendi.

“Bu ne orucudur?” diye sordu.

Yahudiler, “Bugün Allah’ın Musa’yı düşmanlarından kurtardığı Firavun’u boğdurduğu gündür. Hz. Musa (a.s.) şükür olarak bugün oruç tutmuştur” dediler.

Bunun üzerine Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam da, “Biz, Musa’nın sünnetini ihyaya sizden daha çok yakın ve hak sahibiyiz” buyurdu ve o gün oruç tuttu, tutulmasını da emretti.(3)

Aşûra günü yalnız ehl-i kitap arasında değil, Nuh Aleyhisselâmdan itibaren mukaddes olarak biliniyor, İslam öncesi Cahiliye dönemi Arapları arasında İbrahim Aleyhisselâmdan beri mukaddes bir gün olarak biliniyor ve oruç tutuluyordu.

Bu hususta Hazret-i Âişe validemiz şöyle demektedir:

“Âşûrâ, Kureyş kabilesinin Cahiliye döneminde oruç tuttuğu bir gündü. Resulullah da buna uygun hareket ediyordu. Medine’ye hicret edince bu orucu devam ettirmiş ve başkalarına da emretti. Fakat Ramazan orucu farz kılınınca kendisi Âşûrâ gününde oruç tutmayı bıraktı. Bundan sonra Müslümanlardan isteyen bugünde oruç tuttu, isteyen tutmadı.” ‘Buhari, Savm: 69.

O zamanlar henüz Ramazan orucu farz kılınmadığı için Peygamberimiz ve Sahabileri vacip olarak o günde oruç tutuyorlardı. Ne zaman ki, Ramazan orucu farz kılındı, bundan sonra Peygamberimiz herkesi serbest bıraktı. “İsteyen tutar, isteyen terk edebilir” buyurdu.(4) Böylece Âşura orucu sünnet bir oruç olarak kalmış oldu.

Âşura orucunun fazileti hakkında da şu mealde hadisler zikredilmektedir.

Bir zat Peygamberimize geldi ve sordu:

“Ramazan’dan sonra ne zaman oruç tutmamı tavsiye edersiniz?”

Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam, “Muharrem ayında oruç tut. Çünkü o, Allah’ın ayıdır. Onda öyle bir gün vardır ki, Allah o günde bir kavmin tevbesini kabul etmiş ve o günde başka bir kavmi de affedebilir” buyurdu.(5)

Yine Tirmizi’de de geçen bir hadiste Peygamberimiz şöyle buyurmuşlardır:

“Âşura Gününde tutulan orucun Allah katında, o günden önce bir senenin günahlarına keffaret olacağını kuvvetle ümit ediyorum.”(6)

“Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, Allah’ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur”(7) hadis-i şerifi ise, bu günlerde tutulan orucun faziletini ifade etmektedir.

Bu hadisin açılamasında İmam-ı Gazali, “Muharrem ayı Hicrî senenin başlangıcıdır. Böyle bir yılı oruç gibi hayırlı bir temele dayamak daha güzel olur. Bereketinin devamı da daha fazla ümit edilir” demektedir.

Gerek Yahudilere benzememek, gerekse orucu tam Âşura Gününe denk getirmemek için, Muharrem’in dokuzuncu, onuncu ve on birinci günlerinde oruç tutulması tavsiye edilmiştir.

Bu mânâdaki bir hadisi İbni Abbas rivayet etmektedir. Bunun için, müstehap olan, aşure Gününü ortalayarak, bir gün önce veya bir gün sonra oruç tutmaktır.

Bu günde oruçtan başka hayır, hasenat ve sadaka gibi güzel âdetlerin de yaşatılması isabetli ve yerinde olacaktır. Herkes imkânı nisbetinde ailesine, akraba ve komşularına ikramda bulunur; bugünlerin faziletini bildiren hâdiseleri hatırlayarak ihsanda bulunursa şüphesiz sevabını kat kat alacaktır. Bilhassa, Peygamberimiz, mü’minin aile efradına Âşura Gününde her zamankinden daha çok ikramda bulunmasını tavsiye etmiştir.

Bîr hadiste şöyle buyurular: “Her kim Aşura Gününde ailesine ve ev halkına ikramda bulunursa, Cenab-ı Hak da senenin tamamında onun rızkına bereket ve genişlik ihsan eder.”(9) Bu aile mefhumunun içine akrabalar, yetimler, kimsesizler, konu komşular da girmektedir. Fakat, bunun İçin fazla külfete girmeye, aile bütçesini zorlamaya lüzum yoktur. Herkes imkânı ölçüsünde ikram eder.

Âşura gününün manevi ve berraklığı üzerinde Kerbela karanlığının kesafeti de görülmektedir. 61. hicret yılının Muharrem’ine ait 10. gününde Hazret-i İmam Hüseyin (r.a.) 55 yaşında iken Sinan bin Enes isimli bir hain tarafından Kerbelâ’da hunharca şehit edilmiştir. Bu gadr ve zulmün arkasında Emevi Halifesi Yezid, onun Küfe valisi İbni Ziyad vardır. Yarım asır öncesinden Peygamberimizin bizzat haber verildiği bu ciğerleri yakan olay Hazret-i Hüseyin’i Cennet gençlerinin efendisi olma şanına yüceltmiştir.

Şehitler mükâfatını almış en yüce mertebelere ulaşmıştır. Yüce Allah’ın da zalimlere hak ettikleri cezayı en âdil bir şekilde vereceğinden şüphemiz yoktur. Kader hükme boyun eğen her mü’min bu olaya üzülür, ancak itidalini ve soğukkanlılığını kaybetmez. Duyguları yanlışlara ve taşkınlıklara götürmez. Çünkü meydana gelen bütün olaylar ezelî takdirin bir hükmüdür. Bu açıdan bunu bir “yas merasimi” haline dönüştürmek ehli-i sünnetin itikat ve inancına aykırıdır.

Aşure’nin hikâyesi

Aşure pişirmek Osmanlıdan sonra daha önem kazanmıştır. Nuh peygamber zamanından geldiği de bilinmektedir. Herkes aşurenin varoluş hikâyesinin Hz. Nuh tufanı ile başladığını bilmektedir. Hz. Nuh, Hz. İdris peygamberden sonra kavmine gönderilen peygamberden biridir. Aşurenin hikâyesi ise şu kıssaya dayanmaktadır:

Oğulları olan, Sam, Ham ve Yasef kendisine iman etmelerine karşın Kenan ve kavminden pek çok kimse ona inanıp iman etmez. 1000 seneden fazla Allah’ın emirlerini kavmine tebliğ etmesine karşın ne yazık ki çok zulme uğrar ve onların alaylarına maruz kalır. Sonunda kavmini Allah’a şikâyet eder. Allah, Hz. Nuh’a çok büyük bir gemi yapmasını emreder. Ve ona yardım etmesi için Cebrail (as) kendisine yardımcı gönderir.

Hz. Nuh emre itaat ederek büyük bir gemi yapar ve kendisine iman eden ne kadar mümin varsa onları gemiye bindirir. Her cinsten birer çift hayvanı da yanlarına alır. Ve Allah sonunda büyük tufanı koparttır. Gökten yağan yağmurlar ve yerden fışkıran sular bütün yeryüzünü kaplar. Ten nur’un kaynaması ile gemi hareket eder. Sadece gemiye binen müminler kurtulur. Gemi aylarca suda kalır. Bu zaman zarfında yanlarına aldıkları yiyecekler tükenmeye başlar. Geriye kalan yiyecekleri bir kazanda toplayarak bir çorba pişirmeye başlarlar. O zamanda yapılmış çorbaya bugün Aşure diyoruz. Aşurenin hikâyesi de bir rivayete göre bu kıssaya dayanmaktadır. Yüzyıllardan bu yana değişmeyen bir gelenek haline gelmiştir Aşure. Osmanlı zamanında bu aya çok önem verilir idi. Muharrem ayının 10. günü oruçla başlanırmış güne, kazanlarca aşureler yapılıp eşe dosta, konu komşuya dağıtılırmış. O zamanda aşure dağıtan gönüllü “aşure sebilcileri” varmış. Fakire, fukaraya aşure dağıtırlarmış.

 


 

 

 

Aşure Tarifi

 

 


 

Bir Tencerelik Malzeme veriyorum ArkadaslarSu miktari yaklasik 2-3 Litreyi buluyor.Kaynadikca Suyunu cekiyor cünkü.

 

Malzemeler :

 

 

2-3 litre Kaynamis su

1 Su Bardagi Beyaz Fasulye

1 Su Bardagi Nohut

1 Su Bardagi Bugday

1 Su bardagi Tozseker

1 Su Bardagi Kuru Incir

1 Su Bardagi Kuru Kayisi

1 Su Bardagi Kuru Üzüm

1 Su Bardagi Kabuksuz Badem

1 Su Bardagi Kabuksuz Findik

1 Tane Portakal kabugu Rendesi

Süslemek icin Nar Taneleri

 

 

 


 

 

 

Yapilisi :

 

 

Nohut ve Fasulye yi bir gün önceden islatalim.Sonra Kayisi ve Inciri kücük olacak sekilde dograyalim.
Arkadaslar Nohut,Fasulye,Bugday,Kayisi,Incir,Üzüm.Yani burda yazdigim ürünlerin hepsini ben ayri ayri tencerelerde pisirdim.Renkleri birbirine karismasin diye .Ama isteyenler önce Nohut,fasulye,bugdayi önceden bir tencerede haslayip icine diger malzemeyi katip haslamaya devam edebilirler.

Ayri Tencerelerde hasladigimiz Malzemelerimizin sularini süzdürüp hepsini büyük bir tencereye alalim.2-3 litre kaynamis su koyup yine pisirelim.Ama ben kayisi ve incirin suyunu cöpe dökmedim ve sakladim,cok faydali oldugu icin her sabah ac karnina bir cay bardagi ictim.

Ve bu sekilde biraz daha kaynatip icine önce Sekerimizi , Badem ve Findigimizi katip kaynatmaya devam edelim.Son olarak Portakal kabugunuda ekleyip ocagimizin altini kapatalim.Soguyunca veya ilik iken servis yapalim.ben sicak sicak yemesini cok severim Arkadaslar.

Süslemek icin Nar Taneleri ve ceviz kullanabilirsiniz.

Eger bu tarif size zor geldiye az daha bekleyin derim ben.daha kolay bir tarifini vericem bir kac gün icinde Insaallah

Afiyet Olsun

You need to login or register to bookmark/favorite this content.

33 Responses to Aşure Tarifi

  1. sevda morkoç diyor ki:

    merhaba tariflerinizin hepsi çok beğeniyorum aşurede yapmak istiyorum verdiğiniz ölçülerle ne kadar aşure çıktı

  2. serap diyor ki:

    slm leyla hanım bisorum olcaktı hepsinin haşladığınız suyunu döküp tekrardan sıcak kaynamış sumu döküyoruz 2 .3 litre

  3. Sibel Aşkın diyor ki:

    Leyla abla senin hakkını nasıl öderim bilmiyorum
    Bir buçuk aylık evliyim ve hiç yemek yapmasını bilmeyen evlilerdenim
    Yemin ediyorum abartısız söylüyorum
    Sayenizde resmen yemek ve tatlı konusunda döktürüyorum
    Ve eşim şaşırıyor
    Hiç yemek yapmasını bilmiyorum demiştin
    bunları nasıl yapıyorsun diye sorup duruyor
    Şimdi yine sayenizde Aşure tarifini deneyecem ve sonuç inşallah olumlu olur
    Herşey için tarifleriniz için tekrar tekrar teşekkür ederiyorum
    ALLAH razı olsun başkada diyecek bişey bulamıyorum

  4. yasemin diyor ki:

    sen bitanesin Leyla abla yaaa. harikasin bir numarasin . arkadas Dogru söylüyo senin hakkin nasil ödenir bilememki? bende ancak katilabiliyorum. sayende gercekten yemek yapmasini bilmezken döktürüyorum. ve aldigim tepki cok güzel oluyor…. iyiki varsin :) Allah seni basimizdan eksik etmesin

  5. elif diyor ki:

    leyla hanim nekadar kaynamasi gerekiyor ve isik atesdemi pisecek ?ilk defa yapicamda emin olamadim .bu arada tskler tarif icin ,muhtesem görünüyor .

  6. zuzu diyor ki:

    Merhaba leyla hanim tariflriniz mukemmel otesi.ama kilo almamiza neden oluyor.ben de bir diyet listesi alfim bugun.tika basa yiyerek haftada 4 kilo veriliyormus deneyen arksdaslarim var.sizin zencefilli cay diyetlemi vetiliyor kefir nasil tuketiliyor ben de ameliyatlars bagli acsyip gobek var….simdiden tesekkurler

  7. zuzu diyor ki:

    Face de paylasayim gorebilirseniz eger

  8. zuzu diyor ki:

    Kefiri nasil kullaniyoruz

  9. vişne reçeli diyor ki:

    Sevgili leyla abla,
    Tariflerininin sıkı takipçisiyim. Eline sağlık çok güzel paylaşımlarda bulunuyosun. Lakin, sayende sürekli mutfak alışverişi yapıyoruz. Eşim artık süt ve un getirmekten bıktı diyebilirim :))
    Ben sana bişey sorcam. Doğru yer değil biliyorum ama telefondan girdiğim için bulamadım.
    Höşmerim tatlısı yapmak istiyorum. Fakat, bende yurt dışındayım ve her an Türk market bulamıyorum. Dil peyniri katılıyor höşmerime, ben mozarella kullanabilirmiyim. Aynısı künefe için de geçerli soru.

  10. zuzu diyor ki:

    Ama ben cevap alamadil leyla hanim lutfeeeennn cevap verebilirmisiniz lutfen kefir nasil gobek eritiyor

  11. zuzu diyor ki:

    Sagolun ALLAH razi olsun

  12. Melike diyor ki:

    Harika gözüküyor deniyecem ins..
    Ama bi sey soracam rengi cok guzel ben yaptim bir kere rengi bulanik olmustu. Incir rengini bozuyor diyorlar olabilirmi?

  13. asli diyor ki:

    elline sagli harika

  14. gülnaz diyor ki:

    Leylacim…. asureyi cok severim, ama hic yapmamistim. Daha ziyade annemin elinden yemege bayilirdim. Fakat bu yil Annem tr de, dolayisyla ilk defa yapayim dedim, ya tutar, ya tutar…… vallaha tuttu…. cok sagol bacim, Asureyide sayende õgrenmis, yapmis oldum….
    Aslinda elimden birsey kurtulmaz… Asure haric herseyi yaparim, beceririm yani….

    Cok sagol Leylam….

  15. Pınar Koçyiğit diyor ki:

    Ellerinize sağlık Leyla hanım , aşure çok çok sevdiğim bir lezzet ama daha önceki 2 denememde de hüsran olmuştu artık cesaret edemiyordum yapmaya.Ben kıvamını koyuluğunu ayarlayamıyorum . Tamamdır diyordum kapatıp kaselere bölüştürüyordum soğuyunca çok katı oluyordu. İki denememde de başarısız olmuştum bu konuda . Sizden cesaret alarak yeniden deneyeceğim yarın inşaallah bu defa başarılı olurum . Paylaşımlarınız çok güzel sizi facebooktan da takip ediyorum. Sevgilerimi gönderiyorum.

  16. gunes diyor ki:

    merabalar leyla abla ellerine saglik..tariflerinin hepsi birbirinden guzel bende yeni evli birisi olarak her basim sikistignda hemen sana kosuyorm :) Allah razi olsun …yalniz ben ilk kez asure yapacagim ve olculer konusunda biraz siknti cekiyorum yurtdisinda yasiyorum dagitacak cok fazla kimsede yok cevremde cok asiri olsun istemiyorm o sebeple .acaba bu olculerle ne kdar asure cikarki? simdiden tesekkrler ..

  17. Pınar Koçyiğit diyor ki:

    Evet Leyla hanım su katınca katılığı ayarlanıyorda bu sefer de çok çok fazla miktarda oluyordu etrafta verebileceğim fazla komşu olmadığından ziyan oluyordu. Ama neyseki bu sene çok güzel oldu tam kararında oldu sonunda başardım :D Çok teşekkür ediyorum.

  18. seda diyor ki:

    Kaç kişilik oluyor bu tarifle,ona göre yapmayı düşünüyorum.bilgilendirirseniz sevinirim :)

  19. Tuğba diyor ki:

    sa leyla ablacim..bu tarifin yarisini uygulasam olurmu? saygilar

  20. Fatma diyor ki:

    S.a leyla hanim asurayi negüzel uzun uzun anlatmissiniz ama unuttugunuz belkide hih bilmediginiz cok önemli birsey var .muharremin 10 yani asura günü peygamber torunu cennet genclerinin efendisi peygamber efendimizin reyhanim dedigi HÜSEYIN as yezidin emri ile ordulari tarafindan hunharca ve insanlik disi birsekilde sehit edilerek basinin mizrak uclarinda gezdirildigi gündür.biz bu yüzden ogünü yasla geciririz asüreyide ogün yapmayiz o saydiklarinizda tarihin asurayi Hüseyin as sahadetini gölgelemek gözarsi kalmasi icin cikarildigi konusunda kaynaklar var.tabiki bu olaylar vuku bulmustur ama ………

  21. gulsumalbayrak diyor ki:

    Elinize sağlık nasipse bende yapıcam allah razı olsun

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>